Son günlerde sosyal medya yeni bir dolandırıcılık yöntemi ile karşı karşıya. Sosyal medya platformları üzerinden dolandırıcılar tarafından gönderilen ‘telif haklarını ihlal ettiniz, linke tıklayın yoksa 48 saat içinde hesabınız silinecektir’ e-posta bildirimi veya Direct Mesajı ilk bakışta oldukça resmi görünse de işin aslında her şeyinizi kaybedebilirsiniz. Bu arada bu hesabı bir çok arkadaşınız takip ediyor da olabilir hesap önce başka bir isimle açılmış sonra değişmişte olabilir arkadaşlarınızın takip ediyor olması da sizin hesaba güven duymanızı daha fazla sağlayacaktır.
Birçok Sosyal Medya kullanıcısı son günlerde aynı mesajı alıyor. Mesajda kullanıcının teklif hakkını ihlal ettiği belirtiliyor. Ancak inceleme yaptığımızda kullanıcın hesabını çalmak için çok iyi hazırlanmış bir Phishing (Oltalama/Yemleme) taktiği olduğunu görebiliyoruz. Kesinlikle bu tür mesajlara itibar etmeyin ve linkleri tıklamayın asla hiç bir sayfa sosyal medya hesap şifrenizi girmeyin...
Gelen mesajları silin kişiyi engelleyin ve tüm arkadaşlarınızı uyarın...
Dijital dünyanın zirvesini yaşadığımızı düşündüğümüz (belki de en ilkel günleri) şu günlerde malum hepimizin çocuğu bir şekilde bu dünyanın içinde daha doğrusu ortalama son 20 yıldır doğan bütün çocuklar dijital dünyanın da çocukları oluyorlar desek yanlış olmaz herhalde.
“Dijital çağ” diye adlandırdığımız günümüz dünyası; nesnelerin interneti, yapay zekâ, robotların ve inovasyonun konuşulduğu kimi yaş gurubu insanlara göre bambaşka bir dünya olarak tanımlansa bile. Artık teknolojiye uzak durmanın nerede ise imkansız olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır diye düşünüyorum.
Internet World Stats (İnternet Dünya İstatistikleri) verilerine göre Türkiye’de her 10 kişiden 7’si aktif internet kullanıcısı. Bu rakamın her saniye katlanarak artığını söylemek sanırım yanlış olmayacaktır. Teknoloji devlerinin çılgın projelerinde dünyanın hiçbir yerinde internet hizmeti almayan kalmasın diye uçan balonlar ile bedava internet dağıtmak gibi projelerinin olduğunu da biliyoruz.
Konumuz “İnternot Olmaya Var mısın?” peki nedir bu proje?
Google Türkiye, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bilgi Teknolojileri Kurumu’ nun desteklediği bu projenin amacı çocukların dijital dünyayı güvenle, kendilerine güvenerek keşfetmelerine yardımcı olmak, dijital vatandaşlık ve güvenlik konusunda bilinçlenmelerini sağlamak ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine yönelik dijital kapsamlı bir platformdur.
Platformda, çocukların oyun deneyimi ile öğrenmesi ve doğru dijital davranışlar kazanması hedeflenmektedir. Hedeflenen beceri ve davranışlar arasında;
İnternette paylaşım yaparken özenli olmak
Çevrimiçi dünyada oluşabilecek tuzaklar konusunda bilinçlenmek
Özel bilgilerini neden ve nasıl koruyacaklarını anlamak
İnternet ortamında başka kullanıcılarla girdikleri etkileşimlerde nazik ve düşünceli olmak
Şüphe uyandıran durumlarla karşılaştıklarında ise durumu gecikmeden büyükleri ile paylaşmak.
Günümüzün olmazsa olmazı olan dijital okuryazarlık ve güvenli internet kullanımı konularında farkındalığın yaygınlaştırılması hedefleyen bu platformu inceledim çocuklarının internet kullanımı sırasında bu platformda geçireceği zamanın kaliteli ve onlara değer katacağı kanısında olduğumdan dolayı emeği geçen herkese kendi adıma teşekkür ediyorum ve sizlerin de bu yazıyı paylaşarak desteklemenizi ve en değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın bu konuda bilinçlenmelerine katkı sağlamanızı umuyorum.
Akıllı telefonlar üzerinden yapılan mobil internet paylaşımı (hotspot), 15 Ocak 2019 tarihinden itibaren ücretli oluyor!
Nereden daha fazla vatandaşın cebinden para alabiliriz departmanı kuran GSM operatörlerimiz mobil cihazlar üzerinden yapılan internet paylaşımına da ek ücret almaya başlayacak. Bazı operatörlerin abonelerine gönderdiği bilgilendirme mesajı ile bilgilendirme yaptığı uygulama Ocak ayında geçerli ocaklı. Yanlışta anlaşılmasın bu tür uygulamalar yalnızca Ülkemizde değil dünyanın bir çok yerinde zaten uygulanmaktadır.
Ülkemizde 15 Ocak 2019 tarihinden itibaren uygulanacağı söylenen bu ek ücretlendirmeye göre, akıllı telefonlardaki “tethering” / “hotspot” özelliğini kullanarak mobil internetini başka cihazlar ile paylaşan kullanıcılardan 9 TL ek ücret talep edilebilecek. İlgili ücretlendirme faturalı kontörlü bireysel ya da kurumsal tüm kullanıcıları kapsayacak.
Kotasız internet fiyaskosundan sonra bu haberde GSM operatörlerini boykot etmek için yeterli bir neden kullandığınız mobil interneti ihtiyaç durumunda aileniz, arkadaşınız ya da başka bir cihazımızla bile paylaşmanın bir bedeli olacağını söylüyorlar kısacası…
Ben illada ücret ödememek istemiyorum diyorsanız. (Kim ister ki :)) Her işin bir püf noktası olacağı gibi bu işinde püf noktası şimdilik Android cihazlar için ekstra yazılımlar ile mobil internetinizi bilgisayarınız yada tabletinizle ücretsiz paylaşmanız mümkün fakat hem paylaşım yapacağınız hemde paylaştığınız cihazlara uygulama kurmanız gerekecek. Merak edenler için uygulamanın adı "Easy Tether" hem ücretli hemde ücretsiz versiyonları var kurulum ve kullanım için youtube da kısa bir araştırma yapmanız yetecektir. IOS için şimdilik bir uygulama yok ama olmayacağı anlamına da gelmez
Maalesef ki yaşadığımız cağda çocuklarımız büyük tehlike altında insanlar artık sokaklarda çocukları sevmeye bile korkar oldu ki bu ne acı bir gerçek! Sık sık haberlerde izlediğimiz çocuk kaçırılmaları, tecavüzler, işkence ile ölümler ve türlü yalanlar ile kandırılarak istismar edilen masum yavrularımız ne kötü bir zamanda yaşamak zorundalar. Peki, biz ebeveynler olarak bu gerçekleri kabul ettik ve gerekli önlemleri kendimizce almaya çalışıyoruz ama siber tehlikelerden nasıl korumalıyız yavrularımızı?
Siber deyince aklımıza ne mi gelmeli en öz haliyle siber; canlılar ve makineler arasındaki iletişim demek yanlış olmaz sanırım. Bizi ilgilendiren ve bu yazıya konu olan kısmı ise yavrularımızı “Siber” tehlikeden nasıl korumalıyız. Siber tehlike ile yavrularımızı bekleyen ya da sonuçlanması muhtemelen konular kaçırılma, istismar, özel yaşam olguları ile tehdit/şantaj, tecavüz, uyuşturucu, cinsel/ruhsal istismar daha adını sayamayacağım onlarca tehlikenin kol gezdiği bir ortamdır “Siber Tehlike” neden mi? Çünkü her şey iletişimle başlar. Bu ne denenle yavrularımızın iletişimi denetlenmesi ve üzerinde en çok durulması gereken konuların en başındadır.
Günümüz dünyasında çocuklarımızın yaşadığı faaliyet alanlarında kullanılan siber cihazları engelleyerek korumak gibi bir lüksümüz yok nedeni ise her alanda kullanımı olan yaşamın bir parçası olan siber cihazlar ile dolu bir hayatımız zaten var bunlardan izole bir çocuk yetiştirmek ne kadar doğru olabilir takdir sizin.
Yavrularımıza zarar verecek tüm kötülüklerden korumanın en önemli yönteminin farkındalık olduğunu ve bu farkındalığın iletişim ile olacağını unutmayın. Her zaman onlar ile iletişimde kalın her türlü kaygınızı ve yaşaması muhtemel kötülükleri ona anlatarak olgunlaşmasını ve hazırlıklı bir birey olmasına yardımcı olun hata yapmasına engel olamayabiliriz, ama telafisi olmayan hatalar yapmaktan kaçınmayı bilecek bilince erişmesine yardımcı olabiliriz. Geleceğimiz çocuklarımızın sağlıklı düşünebilen, ön yargısız olan, sorgulamaya yeteneği olan, kendine güvenen ve aklını kiraya vermeyecek bireyler olmasını istiyorsak, bizde üzerimize düşen görevi yapıp ilgili, bilgili, önyargısız, çalışkan, öğrenen, öğreten ve dinleyen ebeveynler olmamız gerektiğini unutmayacağız.
•Çocuklarımız her an internete bağlılar; bilgisayar, tablet, telefon, akıllı saat, giyilebilir teknolojik gereçler ve oyun konsolları gibi daha adını sayamayacağım birçok cihaz sürekli iletişim halindeler. İnternet gizliliğinin sanal olduğunu ve mahremiyetin ne olduğunu çocuklarınıza mutlaka anlatın.
•Cep telefonu, tablet, akıllı saat oyun konsonlarının bir bilgisayar olduğunu ve internete erişip dileğiniz her şeyi yapan cihazların olduğunu unutmayın. Bilgisayar için kontrol ediyorum önlem aldım ama telefon ya da tableti için almadıysanız bir şeylerin eksik olduğunu unutmayın. Aldığınız önlemleri tablet ve akıllı telefonlar içinde almanız son derece önemlidir.
•İnternette paylaşılan hiçbir bilginin silinse bile gerçek manada kaybolmayacağını çocuklarınıza öğretin. Kimse ile özel hiçbir fotoğrafını paylaşmamasını önemle isteyin. Resimler veya kişisel bilgiler çoktan başka birinin bilgisayarına kaydedilmiş olabilir. Çocuklar ve aileleri, hangi resim ve bilgilerin internete koyulacağını iki defa düşünmeden karar vermemelidirler.
•En tehlikeli olarak gördüğüm online oyunlar kategorisi her türlü cihaz üzerinden oynanabilen bu oyunlarda birbirini tanımayan insanların iletişim kurduğunu ve hatta oyunda değerli bir objenin el değişimi için inanılmaz teklifler döndüğünü unutmayın. Örnek mi? Çıplak bir fotoğraf gönder falan elmastan sana gönderiyim ile başlayan konuşmaların son noktasında perişan bir aile bırakmasına kadar giden bir süreç işte…
•Tehlikeli hayvanların bulunduğu ıssız bir dağ başına ya da bir ormana gitseniz çocuğunuzun orada dilediği gibi dolaşmasına izin verir misiniz? Sosyal Medya kullanmaya ya da youtube izlemeye başlayan çocuklarınızda aynı durumdadırlar. Onları yırtıcı tehlikeli yaratıklardan korumak için elinizden geleni yapmaya, denetim altında tutmaya ve onu yalnız bırakmamaya özen gösterin bunu kızarak veya yasak getirerek değil konuşarak anlatarak beraber kurallar koyarak yapmaya çalışın.
•Uyanık ve akıllı olun teknoloji takip edin çocuğunuzun hangi cihaz ile olursa olsun internet bağlantılarını kontrol altında tutun ve bunu ona hissettirin. Hiç teknolojiden anlamıyorsanız bu işten anlayan bir yakınızın onu tüm cihazlarını uzaktan kontrol ettiğini ve size raporladığını söyleyin ve bunu arada bir o yakınızdan yapmasını rica edin.
•Bilgisayar ve tabletlerinde tarayıcı geçmişlerini sık sık inceleyin. Geçmişsin silindiği gördüğünüz bir gün olursa sıkı bir konuşma yapma vakti gelmiştir. Çünkü gizli kapaklı bir şeyler olmuş ve deliller temizlenmeye çalışılmıştır. Sıkı konuşma il sert konuşma arasında çok fark var buna dikkat etmeniz çok önemli.
•Aldığınız önlemleri yalnızda bilgisayar için almayın tablet ve akıllı telefonların da bilgisayarlardan farklı olduğunu düşünmeyin aynı önlemleri onlar içinde alın.
•Kendisine ait hiçbir elektronik cihazından şifre olmasına izin vermeyin bilmeli ki ebeveynim her an benim elektronik cihazımı eline alıp kontrol edebilir.
•Yavrularımızı korumanın en etkili yolu engelleme ya da yasaklar olmadığını bilecek kadar hepimizin tecrübesi olduğunu düşünüyorum.
Kripto paraların toplam piyasa değerinin 300 milyar doları aştığı şu günlerde, Bitcoin ile ilgili haber ve spekülasyonların yapılmadığı bir gün bile geçiremediğimiz aşikar. Bende bu konu ile ilgili kendi düşüncemi ve diğer dünyaca ünlü önemli kişilerin görüşlerini paylaşmak istedim.
Öncelikle Bitcoin nedir sorusuna cevap arayalım. 2008 Yılında Satoshi Nakamoto takma adlı bir kişi yada grup tarafından geliştirildiği düşünülmektedir. 2009 yılının ocak ayında ise ilk blok (Genesis) oluşturularak madencilik ve transferler yapılmaya başlamıştır. Çevrim içilik dışında hiç bir aracıya ihtiyaç duymadan Bitcoin ile kişiden kişiye (P2P) doğrudan transfer yapılabilir. Bitcoin gelişimini henüz tamamlamamış deneysel bir teknolojik üründür.
Bana göre Bitcoin' den çok altında yatan blockchain teknolojisi çok daha önemli bir buluş. Neden mi?
[Blockchain] Bir merkeze bağlı olmaksızın gelişmiş şifreleme algoritmalarıyla birbirine bağlı verilerin olduğu, aynı zamanda tekrar edilemeyen bir veritabanı olması onu en cezbedici özelliği bu özellikler kullanılarak yakın gelecekte başta dijital kimlik olmak üzere bir çok sektöre uyarlanarak kullanılacağını düşünüyorum. Kripto para kısmına gelince bir merkeze bağlı olmadan 3.taraf aracı kuruluşlar olmaksızın noktadan noktaya para transferini hızlı ve çok az bir ücretle göndermek güzel bir şey, lakin hiç bir devlet yada üst aklın kontrol edemediği bir değer transferine göz yumacağını düşünmüyorum.
Gelecekte bir kripto para olacaksa bunun adı Bitcoin olur olmaz onu bilmem ama bir merkezi olacağı ve yönetileceğini düşünüyorum. Bu şekilde olduğunda dijital ortamda geçerli para birimi olarak kullanabileceğimiz bir araç olması muhtemel tabi bu benim olumlu düşüncem. Olumsuz düşüncem ise dünya tarihinin en büyük balonu olma ihtimalide olmasıdır.
Bugün 10.000 USD olan Bitcoin bir yıl sonra 100.000 USD olmuş olabilir ama bu durum reel karşılığı olmayan bu paranın yalnızca talep yoğunluğuyla yükseldiği gerçeğini değiştirmeyecek olsa da keşke yatırım yapsaydım diyeceğiniz bir konuma da gelebilir.
Sonuç olarak Bitcoin' kripto paranın geleceği ne olur? Balon mu? En gelişmiş saadet zinciri mi? Şeytanın bir oyunu? Yoksa müthiş bir yatırım aracı mı? Yada güvenilir bir online para transferi metodu mu? Bu sorulara kesin kati cevaplar vermenin kolay olmadığını ve sürecin nasıl gelişeceğini zaman gösterecek gibi duruyor.
Lakin Ülkemizde neredeyse her gün yeni çıkan saadet zincirlerine milyarlarca lirasını kaptıran insanlarımız bolluğu bu konu üzerinden de ciddi derece dolandırıcılık aldatma faaliyetlerine girecek kan emicilerin sayısının çokluğunu unutmamak gerekir. Bitcoin hakkında yada genel olarak kripto para hakkında detaylı bilgi sahibi olmadan hiç kimse aracılığıyla kesinlikle bitcoin almayın! Aldanıyor veya dolandırılıyor olma ihtimaliniz yüksek.
Dünya çapında hızla yayılan bitcoin takip edilememe özelliği sayesinde uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, kara para haklamak, kırmızı reçete ilaçlar satmak/almak, çocuk pornosu ödemeleri, bilgi kaçakçılığı ödemeleri, deep web ödemeleri (Derin Ağ, Derin İnternet ya da Derin Web,) gibi kanunsuz alanlarda sıkça kullanılmaktadır. Hayatı kolaylaştırma fikri ile çıkmış kripto para fikri kanunsuz ödemeleri de kolaylaştırmıştır. Şimdilerde de üstün hızlı merkezi otorite olmadan para transferi yapılmasından çok artan talepten dolayı bir yatırım aracı gibi gözükmesi üzerinden çok düşünülmesi gereken konulardan biridir. Ciddi riskler olduğu ve konunun fazlaca araştırılması gerektiği unutulmamalıdır.
Bitcoin hakkında Din İşleri Yüksek Kurulu caiz değildir fetvası vermiştir. Fetva linkine buradan ulaşabilirsiniz.
Önemli kişilerin Bitcoin hakkında görüşleri;
Morgan Stanley Eski Asya Yönetim Kurulu Başkanı ve Baş ekonomisti Roach (05.12.2017)
CNBC'ye konuşan Roach, "Bu akla hayale gelmeyecek çok tehlikeli spekülatif bir balon" dedi. Bitcoin'in şimdiye kadar gördüğü en sert hareket eden finansal ürün olduğunu belirten Roach, "Şimdiye kadar hiçbir ürünün bu kadar dik bir grafikle yükseldiğini görmedim. Ancak Bitcoin kariyerimde gördüğüm en en dik patikayı izliyor" dedi.
ABD Merkez Bankasının (Fed) Başkan Yardımcısı Randal Quarles (01.12.2017)
"Bir merkez bankası tarafından çıkarılan dijital para biriminin hukuki açıdan kapsamlı analiz ve konsültasyonlar gerektirdiğini düşünüyorum. Merkez bankalarının dijital para birimi çıkarmalarının riskli olduğunu belirterek, "Bir merkez bankası tarafından çıkarılan ve dünya genelinde geçerli olan dijital para biriminin, ciddi siber ataklara maruz kalabileceğinden, para aklamada ve terör finansmanında yaygın şekilde kullanılabileceğinden endişeliyim." dedi. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/fedden-bitcoin-yatirimi-olanlara-kotu-haber-40663989
ABD Merkez Bankası (Fed) New York Şubesi Başkanı William Dudley (30.11.2017)
Bankanın kendi dijital para birimini çıkarma konusunu düşünmeye başladığını söyledi. Dün itibariyle 10 bin doları aşarak tarihi rekoru geride bırakan Bitcoin’in "istikrarlı" bir yatırım aracı olmadığını vurgulayan Dudley, "Bitcoin konusunda çok temkinliyim. İstikrarlı bir değer saklama aracı olduğunu düşünmüyorum. Bence daha çok bir spekülasyon faaliyeti." ifadelerini kullandı.
Dudley ayrıca kullanımı oldukça sınırlı olan sanal para biriminin dolara rakip olmasının mümkün gözükmediğini dile getirdi.
Öte yandan dijital para birimi teknolojisini dikkate değer bulduğuna dikkati çeken Dudley, "Fed’in dijital para birimi çıkarmasını konuşmak için henüz erken ancak bu, hakkında düşünmeye başladığımız bir konu." dedi. Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/new-york-fed-baskani-bitcoine-hic-guvenmiyorum-cunku-40662778 Lloyd Blankfein (Goldman Sachs CEO'su)
"Bir yatırımım yok ama küçümsemek niyetim de yok. O yüzden bu fikre açık olduğumu söyleyebilirim."
Bunu söylediğinde bitcoin 7 bin dolardı. Warren Buffett (Milyarder yatırımcı)
"İnsanlar büyük fiyat hareketlerinden ötürü çok heyecanlanıyor, Wall Street de buna uyum sağlıyor. Bitcoin'e gerçekten değer biçemezsin çünkü değer üreten bir varlık değil. Gerçek bir balon."
Ekim ayında bunu söylediğinde bitcoin 5.753 dolardı. Ben Bernanke (Amerikan Merkez Bankası'nın eski başkanı)
"Bitcoin resmi para birimlerinin yerini almak için yapılan bir şeydir, regülasyon ve hükümet müdahalesini engellemek için. Başarılı olacağını düşünmüyorum."
Ekim ayında bunu söylediğinde bitocinin fiyatı 5.577 dolardı. Christine Lagarde (Uluslararası Para Fonu IMF Başkanı)
"Çok da uzun bir süre önce değil, bazı uzmanlar kişisel bilgisayarların hiçbir zaman uyum sağlayamayacağını, tabletlerin ise pahalı bir kahve tepsisi olarak kullanılacağını söylerdi. Bu yüzden sanal para birimlerini göz ardı etmek çok da mantıklı değil. Zayıf kurumları olan ve para birimleri istikrarlı olmayan ülkelerde artan kullanımını görebiliriz."
Eylül ayında bunu söylediğin bitcoinin fiyatı 4.171 dolardı. Bill Gates (Microsoft'un kurucusu)
"Bitcoin çok heyecan verici çünkü ne kadar ucuz olabileceğini gösteriyor. Bitcoin fiziksel olarak bir yerde olamayacağınız para transferleri için çok uygun, büyük oranda para aktarımları için de diğer para birimleri kolay olmayabiliyor."
2014 yılında bunu söylediğinde bitcoinin fiyatı 376 dolardı. Eric Schmidt (Alphabet'in yönetim kurulu başkanı)
"Bitcoin kayda değer bir kriptografik başarı. Dijital dünyada tekrar edilemeyen bir şeyi yaratmanın büyük bir değeri var."
2014 yılında bunu söylediğinde bitcoinin fiyatı 669 dolardı. Paul Krugman (Nobel ödüllü ekonomist)
"Bitcoin şeytan işi. Şu zamana kadar hakkındaki tartışmalar pozitif ekonomi etrafında döndürüldü, ama gerçekten işleyebilir mi? Söylemem gerekiyor ki hiç ikna olmuş değilim."
2013 yılında bunu söylediğinde bitcoinin fiyatı 721 dolardı. Milton Friedman (Nobel ödüllü ekonomist)
"İnternet, hükümetin rolünü azaltmak konusunda en büyük güçlerden biri olacak. Şimdi eksik olan, yakında olacak olan şey ise güvenilir bir online para transferi metodu. İnternette A'dan B'ye, A B'yi ya da B A'yı bilmeden para transferi yapılabilecek, böylece size 20 dolar göndereceğim ama bunun nereden geldiğinin kaynağı bilinmeyecek."
1999 yılında Friedman bunu söylediğinde henüz bitcoin yoktu. Kaynak: http://www.haberturk.com/bitcoin-10-bin-dolar-oldu-balon-mu-yatirim-araci-mi-tartismalarinda-kim-ne-diyor-1733253
[2.Bilgilendirme]-[08.03.2018-09:00] Yazıyı yazalı 4 ay geçmiş ve beklenen sonuçta açıklandı. "Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, halktan yüksek getiri vaadiyle para toplayan Çiftlikbank isimli oyunun ‘nitelikli dolandırıcılık’ olduğunu açıkladı.Yarım milyarlık vurgun"Yazıyı paylaşan destekleyen herkese sonsuz teşekkürler... [1.Bilgilendirme]-[24.11.2017-10:00] Yazıyı yazdığım tarihin ertesi günü Sabah ve Hürriyet gazetelerinde haber yapılmış olması ne kadar doğru bir konu hakkında eleştiri yaptığımızın göstergesi olmuştur. Yazıyı paylaşan destekleyen herkese sonsuz teşekkürler...
Sosyal sorumluluk bilinciyle ponzi oyunlarını bildiğimiz adı ile namı diğer saadet zincirleri hakkında yazılar yazmaktan keyif alan biriyim, Keyfimi getiren asıl nokta ise bu ve buna benzer yazılarımın bir kişinin bile bu tür haksız kazanç elde edecek yanlışlara düşmesini engelleme ihtimalinin olmasıdır.
Gelelim meselemize;
Çiftlikbank aslında dijital bir oyun fakat bu oyun gerçekte bir hayvancılık yatırımı gibi lanse edilmekte, oyunun kurgusunda bir miktar para yatırıp yatırdığınız para karşılığında inek, keçi, tavuk, arı vs. satın almak ve bu sanal hayvan profilleri üzerinden gelir elde etmek üstüne kurulu fakat sadece para yatırmanızı değil belli periyotlarda oyuna girip ürün depolarınızı periyodik şekilde boşaltmanızı da istiyorlar.
Yattığı yerden üretmeden para kazanmayı marifet sanan, bedava peynirin yalnızca fare kapanında olduğu gerçeğini unutan insanımızın çok seveceği bir yatırım modeline benziyor, önce para yatırırım sonra bilgisayardan da bir iki tıklarım derken gelsin paralar! Gitsin paralar! Ohh suyundan da koy bakalım.
300.000 kişiden fazla kişinin site aracılığıyla yatırım yaptığı şirketin sermayesinin yüzmilyoncuklu rakamlar ifade edildiği iddia ediliyor.
Bu iş için bir yılda 10.000 TL lik bir yatırım yaparsanız, bir yılın sonunda 25.000 TL lik bir gelir elde etme imkanınız olacağı söyleniyor 2.5 katı gelir dağıtan müteşebbis de 2.5 kazandığını varsayarak… Zaten kazan kaynamış oluyor yazıya başladığımız söz aklımıza geliyor neydi o söz? “Bedava peynir yalnızca fare kapanındadır.” Sürekli yeni yatırımcılar geldiği ve nakit akışı sürekli devam ettiği sürece kısa vadede sorun çıkmayabilir ama bu çıkmayacağı anlamına gelmez.
Sadece işi hayvancılık olan işletmeler bile 1 koyup 4 kazanmıyor. Bu adamların işi hem hayvancılık hem digital mecrada yüzbinlerce oyuncuyu idare edecek alt yapılar sistemler güvenlik önlemleri onlarca mühendis çalıştırmak derken giderler biraz fazla mı oldu ne? Ya sıradan arıcı, yada sıradan bir tavukçu 1 koyup 4 alamıyor ki sen ne yaptın demezler mi adama?
Gerçek çiftlikler hayvanların ölüm oranları 4' te 1' e yakınmış bu adamların tüm hayvanları gerçek olsa bile işin içinden çıkılmıyor ki zaten bir hayvanların sanal bir oyundan ibaret olduğu biliyoruz.
Şirket hakkında bilgiler aşağıda sakın kimse şimdi yüksek vergi oranları yüzünden tüm şirketlerini ülkemizde kurmuyorlar demesin bu ülkede kazanıyorsan bu Ülkenin kurallarına kanunlarına uyacaksın arkadaş demezler mi?
Şirketin Merkezi;
Kuruluş: 01.09.2016
Genel Merkez Adres : 590 Madıson ave 21 ST Floor Manhattan, NY 10002 ABD.
Şirket Türü : INC.
CEO: Mehmet AYDIN
Kurucular: Mehmet AYDIN
Şirketin Yan Kuruluşları;
Fame Game software Inc. ABD
Fame Game Software Ltd. KKTC
Çiftlik Bilgi işlem Ltd. Şti. Türkiye
Ülkemizde bir çoğumuz için hayvancılık çiftçilik kelimeleri bile saflık temizlik göstergesidir. Bu kelimeleri kullanmak ve sanal dünya ile eşleştirmek bir oyun haline getirmek dahiyane bir fikir olmuş. Fakat hayvancılık ve çiftçilik ile uğraşan insanlara lütfen ulaşın bu işin ne kadar zor ve zahmetli olduğu öğrenin bilgisayar başından para yatırıp yatırdığın paranın 4 katını alnın bile terlemeden alacağına inanmak vicdani bir kusurdur bence. Evet belki birileri bir süre bu işlerden çok paralar kazanacak ama emin olun ki çiftçilik yada hayvancılık gelirlerinden elde edilmiş bir para olmayacak bu…
Tabi bunlar benim düşüncelerim yada iddialarım sonuçta insan her konuya eleştirisel bakmalı nedir eleştiri? "Bireysel bağlamda eleştiri, her şeyden önce (ya da eleştiri sözcüğüne yüklenen yermek, kusur bulmak, kötülemek vb. tüm yan anlamlardan önce) bir hak ve özgürlüktür. Kişinin kendisine sunulan şey ne olursa olsun ve hangi kaynak ya da otoriteden gelirse gelsin, o şeyi kendi aklının süzgecinden geçirmeden kabul etmeme hakkı, özgürlüğüdür." Lütfen sizde bu eleştiri özgürlüğünüzü size gelip bu tür sistemleri anlatan insanlar için kullanın onların dikte ettiği şeyleri hemen kabul etmeyin tartın biçin rasyonel bakın, olmadı destek alın ve nihai kararı verin.
Müşterilerden toplanan mevduatların gerçekte bir reel karşılığı var mı? Yoksa adı üstünden dijital oyun demek mi lazım? Birkaç yerde çiftlik açmış, birçok noktada da şarküteri açmış demek le yeter li oluyor mu?
Şirketin CEO’ su henüz 20 li yaşlarda genç biri kurduğu ilgi çeken bu sistem sayesinde ciddi bir mevduat toplamayı başarmış lakin yalnız olduğunu sanmıyorum arkasında bu işleri çok iyi bilen yapıların yada kişilerin olduğuna inanıyorum. Göz önünde olan ve sistem patlarsa başı ağrıyacak arkadaş bu olacak gibi duruyor.
Ayrıca bu tür sanal çiftlik oyunları ile ilgili başka bir çok haber daha var. Bunlardan bazıları "yumurtlakazan.com", "haylaztavuklar.com", "kazandırantavuk.com" ve sutbank.com gibi bir çok dolandırıcılık sitesi çıkmış ve binlerce insanı dolandırmıştır. Bu konular BİMER e yağan şikayetler vasıtasıyla daha fazla insanı dolandırmadan faaliyetlerine son verilmiş olmasına rağmen binlerce mağdur bırakmışlardır.
Daha önceki yazılarımda belirtiğim gibi; gözünü kolay para kazanma hırsı bürümüş insanların neler yapacakları hakkında hiçbir fikrimiz yok. Ponzi Oyunu (Saadet Zinciri) 1920 ler de başlayıp günümüze aynı bir virüs gibi sürekli mutasyana uğrayarak karşımıza çıkmaktadır. Artık bir sistemin ponzi olup olmadığı neredeyse anlaşılamayacak şekilde kamufle edilecek yöntemler kullanılmaktadır. Bu sebeple karşımıza çıkan bu tür konuları her zamankinden daha dikkatli incelememiz gerekmektedir.
“Pınar Süt'ün piyasa değeri 635 milyon TL. Ki şu anki fiyat üzerinden. 2015'in başında, şimdikinden en az yüzde 35 daha değerli imiş.
Madem bu kadar karlı bir sektör bu iş ve resmen en büyükler ile mücadele edebilecek bir sermaye oranına yaklaşmış durumda; neden Türkiye'ye gelip gerçekten halka açılmıyor. Biz de hissedarı olup neden kazanmıyoruz?
Türkiye'de adeta can çekişen bir tarım-hayvancılık söz konusu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 hafta önce Sırbistan'dan 5 bin ton et ithal edileceğini söylemişti. Herhalde cumhurbaşkanının çiftlik banktan haberi yok. 15 bin tane tosun alınabilirdi uygulamadan. “
İşin özü biz kulağınıza kar suyu kaçıralım da, biz aklınıza yüzlerce saadet zincirini getirelim de, biz jet Fadıl'ları hatırlatalım da, biz Mega Holdinglerin patlama seslerinin Fizan' dan bile duyulduğu düşündürelim de buna rağmen gerisi size kalmış. Söz konusu Çiftlik Bank için düşüncelerim için ister bir iddia, ister bir önsezi veya eleştirisel bir araştırma deyin ama yinede dikkatli olun derim, bütün iddiaların neyle sonuçlandığı zaman gösterecektir.
Kaynak ve haberleri mutlaka okuyun özelikle Youtube videolarını izleyin! (Seyhan Soylu döktürmüş…)
Bu haberde de dolandırıcılığın yeni adı "MMM" Namı değer Rus Titan Zincir olarak bilinen MMM, Türkiye'de on binlerce insanı mağdur etti. 'Bir ayda yüzde 50 kazanç' vaat eden Rus titanı MMM, saadet zinciri sistemini 'birbirine yardım eden sıradan insanlar' ve 'evrensel yardımlaşma fonu' olarak tanımlıyor. Aslında bu tanım az önce bahsettiğim gibi virüsün mutasyona uğramış çevre şartlarına karşı güçleşmiş hali diyebiliriz. Slogan çok masum değil mi? "birbirine yardım eden sıradan insanlar" Sistem "MMM, Kasım 2015 tarihinde Türkiye'de başladı. Sistem Aralık 2015 - Mart 2016 arasında sorunsuz çalıştı. Sonrası bildiğimiz hazin son hatta adamlar bir tık ileri giderek sorunları çözeceğiz yardıma ihtiyacımız var diyerek bir yardım fonu sitesi açıyorlar ve toplanan 900.000 TL de yi indire gandi yaparak kayıplara karışıyorlar.
Sistemin kurucusu hakkında bilgi;
Adı Sergey Mavrodi. Sadece Türkiye'de değil geçmişte başta Rusya'da olmak üzere milyonlarca insanı mağdur eden çok tanıdık bir isim. Rusya'yı matematik olimpiyatlarında temsil ederek dereceye giren piramit Mavrodi, 90'lı yıllarda Rusya'da milyonlarca kişiyi kandırarak saadet zinciri kurdu. 100 yatırana 1000 vaat eden Mavrodi, milyonlarca kişiden para topladı ancak bir süre sonra ödemeler durdu ve sistem battı. Rusya’da patlak veren borsa skandalı yüzünden milyonlarca kişi mağdur oldu. Ekonomik krizdeyken ellerindeki parayı dönemin borsa kralı Sergei Mavrodi’ye kaptıran halk hükümeti suçlamıştı. Dönemin Rusya Maliye Bakanı’nın, MMM’in kayıtlarını yetkili makamlara göstermediğini söylemesi üzerine, milyonlarca Rus vatandaşı paralarını alabilmek için bürolara hücum etmişti. Ancak MMM’in halkın parasını geri ödeyecek kaynakları olmadığı anlaşılmıştı.
RUSLAR SOKAĞA DÖKÜLMÜŞTÜ
Mavrodi'nin tutuklanmasının ardından Ruslar 'insan hakları çiğneniyor' diyerek sokaklara dökülmüştü. Mavrodi, hapishane çıkışında yaptığı açıklamada kendisini tutuklayanlardan intikam almak için milletvekili adayı olduğunu duyurmuştu. Ancak işler istediği gibi gitmedi. 1997 yılında MMM 1,5 milyar dolar batıkla iflas bayrağı çekti. Milletvekili seçilen Sergey Mavrodi'nin dokunulmazlığı kaldırıldı. Yurtdışına kaçan Mavrodi, 2003’te yakalandı. 4.5 yıl hapis cezası verildi.
MAVRODİ İNTERNETİ KEŞFETTİ
2007’de hapisten çıkan Mavrodi, 2011 yılında ise internetin gücünü keşfetti ve bu kez MMM'i internet üzerinden kullanıma açtı. Ve milyonlarca insanı 'finansal yardım ağı' 'evrensel yardımlaşma fonu' ve yüksek faiz vaadiyle kandırmaya devam etti.
Sonuç Olarak;
Kolay para yok!
Bu sistemlerin kandırdıkları ülkeler arasında gelişmiş ülkeler yok denecek kadar az ama orta doğuda ve Avrupa' nın gelişmekte olan ülkelerinde sistemlerin hepsi ve var ve orada da binlerce mağdur var.
Birilerinin ilk başta para kazanıyor olması bu sistemlerin bir çok mağdur olacak kişiyi sisteme çekmenin reklam kampanya bedeli olarak görmelisiniz. Uyanık olmalısınız birisi size üç kuruşa beş köfte diyorsa durup düşünmelisiniz. Hepsini geçtim üç kuruşa üç köfte bile diyorsa ticaretin şeklinin helal dairede olduğunu araştırmalısınız ve devletin milletin bir kuruş zararına olacağını gördüğünüz bu sistemlerden uzak durmalı ve insanları uyarmalısınız. Her geçen gün olumsuz ortam şartları ve bilinçlenmeye göre kendilerini geliştirerek, adlarını değiştirerek yeniden karşınıza çıkacak bu sistemlerden zarar görmemeniz umuduyla...
Türkiye bir süredir çocuk tacizlerini ve tecavüzlerini tartışıyor. Tartışmalar sürdükçe de dehşet verici yeni olaylar ortaya çıkıyor.
Facebook'ta özellikle çocukların ilgi gösterdiği "Avataria" adlı bir oyunda, küçük çocukların tuzağa düşürülerek taviz edildiği ortaya çıktı.
Olay, bir Ekşi Sözlük yazarının, 9 yaşındaki yeğenini oyun oynarken takip etmesiyle ortaya çıktı. Yaşadığı tecrübeyi Ekşi Sözlük'ten paylaşan yazar, ailelere de sitem ederek "Nasıl farkında olmazsınız, nasıl ilgilenmezsiniz neyi - nasıl kullandıklarıyla? Nasıl kontrol etmezsiniz? Nasıl farkında olmazsınız tehlikenin! Allah kahretsin, nasıl?!!" diye yazdı.
İşte Ekşi Sözlük'te büyük tartışmalara neden olan o paylaşım:
"9 yaşında bir yeğenim var. genelde gün içinde minimum 1 saat internete girme hakkı vermiş ebeveynleri. O da her çocuk gibi, Facebook'ta arkadaşlarıyla sohbet ediyor. (zira nedenini bilmediğim, anlamadığım ve asla anlayamayacağım bir biçimde hemen hemen her çocuğun bir Facebook adresi mevcut.)
Dün internetteyken yanına oturup neler yaptığına bakmak istedim. Benim yarım aklımda bir çocuk Facebook'ta en fazla bebek giydirip, araba yarışı falan oynar çünkü. Ekranda "Avataria" diye bir oyun açık, bir sürü avatar oradan oraya yürüyerek "sew olmak isteyen", "benim evde parti var hadi aşkım gel" yaza yaza dolaşıyor. Önce onları oyun içerisinde bağımsız hareket eden "bot" hesaplar sandım. Sonra biraz daha yakından bakınca, kişilerin birbiri ile gayet anlamlı bir biçimde iletişim kurduğunu fark ettim. Hem de ne iletişim!
Yeğenime bana oyunu anlatmasını, beğenirsem oynayabileceğimi ve ona ihtiyacı olan can, hamle ya da malzeme vs yardımı yapabileceğimi söyledim. Bizim kafa kalmış tabii "çiftlik - candycrash" oyunlarında."Burada" dedi, "güzel giyiniyorsun. Görevler var onları yapıyorsun, sonra kulübe gidip kendine bir sevgili buluyorsun." Tam o sırada yanına bir avatar gelip, onunla "evlenmek" istediğini söyledi. Allah'ım bizimki bir panik, bir mutlu! Dedim "tanıyor musun?" "hayır", dedi. "Tanışacağız..."
Şöyle arkama yaslanıp yeğenimin yüzüne baktım. O heyecanla klavyeye abanmış yazmakla meşguldü. 9 yaşında lan daha 9!
Neyse vesselam, karşıdaki şahıs, yeğenime sorular soruyor. "Nerde okuyorsun, kaç yaşındasın" vs. Bizimki de cevap veriyor. Bizimki yazıyor "9 yaşndym..." Karşıdan cevap geliyor: "Demek 9 yaşındasın. Ben de 11 yaşındayım"
"Bir dakika" dedim, bu kişi 11 yaşındaysa, ben henüz doğmadım!
Hemen pc başından kaldırdım yeğenimi. Kendi Facebook hesabımı açtım, oyunu buldum ve oynamaya başladım. Benim avatarı gayet hanım hanım giyimli, gözlüklü bir tip yaptım. Yeğenim atıldı hemen: "Ah ya! çok çirkin bir kız oldu bu. Kimse bakmayacak sana!
Neyse efendim, oyun içinde bir kaç çer çöp toplayıp başlangıç görevlerini bitirince, hemen parka gidip bir"arkadaş" edinme görevi geldi. Parka gittik. Daha gireli iki dakika olmadı ki, biri yanıma geldi. "slm"yazdı. "slm" dedim. "Arkadaş olalım" dedi, "olur" dedim. İstek gönderdi kabul ettim. "Hadi bana gel"dedi. O gitti, ben yeğenimin yardımıyla onu takip etmeyi öğrendim. Evi olarak dekore ettiği bir odaya girdik. (Yeğenimi kibarca yanımdan uzaklaştırdım, zira gidişatı pek beğenmedim.) "Kaç yaşındasın"dedi. "9..." dedim. "Tamam, ben de 11, hadi oynayalım." dedi. "Ne oynayacağız ben daha yeniyim. bilmiyorum oynamayı" dedim. "Tamam ben sana öğreteceğim." dedi. Ekranın üst köşesinde "*** seni öpmek istiyor" diye bir pencere açıldı. Kabul ettim.
Bundan sonraki diyalogları aynen yazıyorum:
*** - hadi üstümüzü çıkaralım.
Ben - neden
*** -böyle oynayalım
Ben - ama ben bilmiyorum.
***-tamam. okuyor musun
Ben-evet
***-nerde
Ben -(salladım bi okul adı)
***-tamam ben de okuyorum. daha önce hiç külodunu çıkarmadın mı
Ben-anlamadım
***-külodun ne olduğunu biliyorsun di mi
Ben-evet
***-tamam. şimdi onun içinde bişey var ya. o nasıl görünüyor
Ben-anlamadım.bilmiyorum
***- tamam. evde yalnız mısın
Ben-hayır annem var
***-tamam yanında mı
Ben-hayır
***-tamam.gelirse haberver
Ben-tmm
***- bundan sonra burda sadece beni bul tamammı başkasını kabul etme
Ben-tamam
***-ben sana gold vericem.gelinlik alıcam. puan da kazanırsın. seviye atlarsın
Ben- tamam
***-facebook hesabın var mı
Ben-annemin var
***-tamam telefonun var mı
Ben-yok annem doğum günümde alcak
***-tamam ne zaman doğum günün
Ben- temmuzdaa
*** tamam eğer annen almazsa ben sana alırım
Ben-telfon mu
***-evet ama burda sadece benimle konuş bir de bana sana gönderebileceğim bi adres lazım
Ben- tamam
***-tamam sex oynayalım mı
Ben- nasıl oynucaz
***- sen şimdi külodunu çıkar onun içindeki .........
Gerisini yazmayacağım, çünkü baya baya bildiğin detaylı oldukça açık ve anlaşılır bir biçimde yazdı adam! 9 yaşında olduğumu söylediğim halde. 9 yaşında bir çocuk için bile basit kaçacak bir dille yazdığım halde. Baya baya detaylı ve açık anlattı adam!
Elim ayağım hala titriyor. Kendimi 9 yaşında bir çocuk gibi taciz edilmiş, mahremine girilmiş hissediyorum.
N'apıyorsunuz abi çocuklarınıza!
Çocuklarınıza ne ya-pı-yor-su-nuz!
Nasıl farkında olmazsınız, nasıl ilgilenmezsiniz neyi - nasıl kullandıklarıyla?
Nasıl kontrol etmezsiniz?
Girdiği bir oyunu nasıl incelemez, nasıl "neyse hazır o oynuyorken ben de telefonumdan internette gezineyim" dersiniz?
Nasıl farkında olmazsınız tehlikenin!
Allah kahretsin, nasıl?!!
Olmaz, olmayacak belli. Ama bir umut, bir anne ya da baba "dur lan şu çocuk Avataria diye bir oyun oynuyor. Bir bakalım nasıl bir oyunmuş bu" diye merak eder de, internette arama yapmayı akıl ederse, bu yazı önüne düşsün, o koca kafasına balyoz gibi insin diye paylaşıyorum burada!
Çocukların gerçekte öğretmenleri, akrabaları, hatta öz babaları tarafından 5'er 10'ar taciz edildiği ülkemde, "sanaldan bir şey olmaz" diyen olursa bu yazının altında, peşin peşin belasını versin!"
İNTERNETTEN "TÜYO" VERENLER
Oyunda çocuklarla yapılan konuşmaların birçok kaydının da youtube sitesine yüklendiği görüldü. Videoyu yükleyenler "yatağa kız atma" tekniklerini anlatıyor.
HTTP
Error 500.21 - Internal Server Error Handler
"PageHandlerFactory-Integrated" has a bad module
"ManagedPipelineHandler" in its module list Diye devam eden ASP.NET
projelerinde IIS üzerindeki yaşanan en manasız hata durumudur. Doğru
kayıtlanamadığı için projenizdeki ASP.NET gereksinimi duyan ilk yerde bu
hatayı alacaksınız. Detay mesajı değişse bile hata kodu bu şekildedir. Zaten önerilerde ISS ve/veya ASP.NET doğru kurulmadığını yazıyor. IIS ayarlarını projeniz tam doğru olsa bile, bilgisayar defalarca kapatıp açsanız bile. Window bazen IIS üzerine ASP.NET kayıt işlemini tam olarak doğru yapamıyor olabilir. Hızlıca tekrar kaydettirmek kolay bir çözüm oluyor. Kayıt işlemleri için;