Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.02.2025

Microsoft Araştırması: Yapay Zeka İnsan Bilişsel Yeteneklerini Köreltiyor mu?

Yapay zeka hayatımıza hızla entegre olurken, bu teknolojinin insan bilişsel yetenekleri üzerindeki etkileri de giderek daha fazla tartışılıyor. Microsoft ve Carnegie Mellon Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, yapay zekanın eleştirel düşünme becerilerine olası olumsuz etkilerini ortaya koyuyor.

Yapay Zekaya Güven Artıyor, Eleştirel Düşünme Azalıyor

Araştırma, 319 çalışan üzerinde gerçekleştirilmiş olup, bireylerin kendi yeteneklerine güvenme düzeyi ile eleştirel düşünme eğilimleri arasında doğrudan bir ilişki olduğunu gösteriyor. Özellikle dikkat çeken bazı bulgular şunlar:

  • Kendi yeteneklerine güvenen çalışanlar, eleştirel düşünme becerilerini daha fazla kullanıyor.
  • Yapay zekaya fazlaca güvenenler, düşünsel sorgulama ve analiz yapma konusunda geride kalıyor.
  • Rutin ve düşük riskli görevlerde, insanlar yapay zekanın sunduğu sonuçları sorgulamadan kabul etme eğiliminde.

Bu durum, iş hayatında ve eğitimde kritik düşünebilme yeteneğini nasıl koruyabileceğimiz sorusunu gündeme getiriyor.

Teknoloji ve Bilişsel Yetenekler Arasındaki Dengeyi Kurmak

Yapay zekanın sunduğu avantajlardan faydalanırken, insanın analitik düşünme becerilerini kaybetmemesi için bazı önlemler almak gerekebilir:

  • Karar mekanizmalarında insan faktörünü devre dışı bırakmamak: Yapay zekadan gelen sonuçları doğrudan kabul etmek yerine, insan değerlendirmesi ile desteklemek.
  • Eğitim ve iş süreçlerinde eleştirel düşünme teşvik etmek: Yapay zeka destekli süreçlerde de sorgulama, analiz yapma ve farklı açılardan bakabilme alışkanlığını geliştirmek.
  • Yapay zekaya körü körüne güvenmek yerine kontrollü kullanımı benimsemek: Teknolojiyi bir yardımcı olarak görmek ve kararları tamamen ona bırakmamak.

Gelecekte yapay zeka ile insan bilişi arasındaki bu dengenin nasıl korunacağı, dijitalleşen dünyada önemli bir tartışma konusu olmaya devam edecek.

31.01.2025

Evde Uygulanan Sarı Serum Nedir? Zararları ve Hukuki Durumu

Son yıllarda, özellikle sosyal medyada "sarı serum" adı altında bilinen ve ev ortamında acil tıp teknisyenleri tarafından uygulanan serum takviyesi giderek yaygınlaşmaktadır. Peki, bu uygulama gerçekten güvenli mi? Evde serum almanın zararları nelerdir? Yasal bir uygulama mıdır? Gelin, bu konuyu detaylıca ele alalım.

İnsanlar Neden Evde Serum Alıyor?

Evde serum uygulaması, çoğunlukla şu nedenlerle tercih ediliyor:

  • Hızlı toparlanma beklentisi: Grip, yorgunluk, halsizlik, sıvı kaybı veya alkol sonrası toparlanma gibi durumlar için hızlı bir çözüm olarak görülüyor.

  • Kolay erişim: Hastaneye gitmek istemeyen ya da sıra beklemekten kaçınan kişiler için pratik bir alternatif olarak düşünülüyor.

  • Reklam ve sosyal medya etkisi: Sosyal medya platformlarında "mucizevi etkileri" anlatılan serumlar, yanlış bilgilendirmelerle teşvik ediliyor.

  • Sağlık personeline kolay ulaşım: Acil tıp teknisyenleri ya da hemşireler tarafından evde hizmet sunulması, insanların bunu bir sağlık hizmeti gibi algılamasına neden olabiliyor.

Evde Uygulanan Serumun Zararları Nelerdir?

Her ne kadar bazı kişiler evde serum taktırmayı zararsız görse de, ciddi sağlık riskleri barındırmaktadır:

1. Alerjik Reaksiyon ve Anafilaksi Riski

Serumların içeriğinde vitaminler, mineraller veya ilaçlar bulunabilir. Özellikle kişinin alerjisi olup olmadığı bilinmiyorsa, anafilaktik şok gibi hayati tehlike yaratabilecek durumlar ortaya çıkabilir.

2. Damar İçi Enfeksiyon Riski

Steril olmayan koşullarda yapılan damar içi girişimler, enfeksiyonlara yol açabilir. Kan dolaşımına enfeksiyon bulaşması (sepsis) ölümcül olabilir.

3. Böbrek ve Karaciğer Hasarı

Serum içeriğinde yer alan maddeler, özellikle böbrek ve karaciğer hastalığı olan kişilerde ciddi komplikasyonlara sebep olabilir. Kontrollü bir ortamda verilmediğinde, vücudun kaldıramayacağı yük binerek organ yetmezliklerine yol açabilir.

4. Elektrolit Dengesizliği

Serumlar genellikle belirli miktarlarda elektrolit içerir. Ancak, kişinin ihtiyacına göre hazırlanmadığında sodyum, potasyum veya diğer minerallerin dengesizliği ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

5. Yanlış Tedavi ve Geç Kalınmış Müdahale

Evde serum alan kişiler, altta yatan hastalıklarını hafife alabilir ve hastaneye gitmeyi geciktirebilir. Bu durum, özellikle ciddi enfeksiyonlar, diyabet komplikasyonları veya iç kanama gibi durumlarda hayati tehlike oluşturabilir.

Bu Uygulama Yasal mı?

Türkiye'de sağlık hizmetleri, Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmektedir. Sağlık Bakanlığı ve ilgili mevzuata göre, evde sağlık hizmetleri belirli kurum ve profesyoneller tarafından yapılmalıdır. Acil tıp teknisyenleri, doktor onayı olmadan hastalara evde serum takamaz.

Özel sağlık kuruluşlarının onayı olmadan yapılan evde serum uygulamaları yasa dışıdır ve bu hizmeti sağlayan kişiler hakkında yasal işlem başlatılabilir. Ayrıca, yanlış yapılan bir müdahale sonucunda hastanın zarar görmesi durumunda tıbbi ihmal ve suç teşkil eden durumlar ortaya çıkabilir.

Evde Serum Uygulaması Ne Zaman Yaygınlaşmaya Başladı?

Bu uygulama son yıllarda özellikle büyük şehirlerde yaygınlaşmıştır. Özel ambulans hizmetleri, hemşirelik hizmetleri ve acil tıp teknisyenleri tarafından kayıt dışı olarak yapılan bu işlemler, sosyal medyada ve bazı özel sağlık hizmeti veren platformlarda yaygın olarak tanıtılmaktadır. Ancak, Sağlık Bakanlığı'nın denetimleriyle bu tür girişimler sıkı takip altına alınmıştır.

Sonuç: Evde Serum Almak Güvenli mi?

Evde sağlık hizmeti almak bazı durumlarda gerekli olabilir, ancak bunun yetkili sağlık profesyonelleri ve doktor onayıyla yapılması gerekir. Hastane ortamında yapılan serum tedavisi, hastanın mevcut sağlık durumu göz önünde bulundurularak uygulanır ve olası yan etkiler anında kontrol edilebilir. Evde yapılan kontrolsüz serum uygulamaları ise ciddi sağlık riskleri taşır ve yasal değildir.

Bu nedenle, herhangi bir sağlık sorunu yaşadığınızda bir doktora başvurmanız en doğru seçim olacaktır. Evde yapılan "sarı serum" gibi bilinçsiz uygulamalardan kaçınmak, sağlığınızı korumanız açısından hayati önem taşır.

23.12.2024

Ters Ozmos ve UV Su Arıtma Sistemleri Değerlendirmesi

Ters Ozmos ve UV arıtma arasındaki farkları ve her iki yöntemin avantajlarını, dezavantajlarını bilimsel ve mantıklı bir şekilde derinlemesine incelenmesi işte detaylı bilgi ve yanıt için rehber;

Ters Ozmos (Reverse Osmosis)

Ters ozmos nedir?

  • Ters ozmos, suyu yarı geçirgen bir membran aracılığıyla filtreleyerek çözünmüş tuzları, kimyasal kirleticileri, ağır metalleri ve mikroorganizmaları uzaklaştıran bir yöntemdir.
  • Özellikle içme suyunda istenmeyen maddelerin giderilmesinde en etkili yöntemlerden biridir.

Avantajları:

  1. Kimyasal Kirleticileri Giderir:
    • Kurşun, civa, arsenik, nitrat, florür gibi maddeler ters ozmosla sudan tamamen uzaklaştırılabilir. 
  2. Yüksek Arıtma Kapasitesi:
    • Çözünmüş tuzları, pestisitleri ve her türlü organik/inorganik maddeyi %99 oranında temizler.
  3. Lezzetli ve Güvenli Su:
    • Koku, tat ve görsel bulanıklıkları gidererek daha temiz su sağlar.

Dezavantajları:

  1. Mineral Eksikliği:
    • Sudaki yararlı mineralleri (kalsiyum, magnezyum gibi) de filtreler. Ancak, bu durum genellikle "mineral takviyeli su üniteleri" ile giderilebilir.
  2. Atık Su:
    • Su arıtımı sırasında bir miktar suyu atık olarak gönderir (genelde arıtılan her litre için 2-3 litre).
  3. Enerji Tüketimi ve Bakım:
    • Sistemin kurulumu ve bakımı maliyetlidir.

Ultraviyole (UV) Arıtma

UV Arıtma nedir?

  • UV arıtma, sudaki mikroorganizmaları (bakteri, virüs, parazit) öldürmek için ultraviyole ışınlarını kullanır. Ancak, bu yöntem fiziksel veya kimyasal kirleticileri sudan uzaklaştıramaz.

Avantajları:

  1. Biyolojik Güvenlik:
    • Sudaki mikrobiyolojik riskleri (E. coli, Salmonella gibi) %99,9 oranında yok eder.
  2. Kimyasal Kullanmaz:
    • Kimyasal kalıntı bırakmaz, sudaki mineral yapıyı değiştirmez.
  3. Düşük Enerji ve Çevre Dostu:
    • Daha düşük enerji tüketir ve atık su üretmez.

Dezavantajları:

  1. Kimyasal Kirleticileri Gideremez:
    • Ağır metaller, nitratlar veya çözünmüş tuzlar UV ışınlarıyla yok edilemez.
  2. Ön Filtrasyon Gerekir:
    • Suyun berrak olmaması durumunda UV ışınları etkisiz kalabilir. Partikülleri temizlemek için ön filtreleme şarttır.
  3. Sürekli Bakım Gerekir:
    • UV lambasının düzenli olarak değiştirilmesi gerekir.

 Sonuç Olarak;

 Ters Ozmos Hangi Durumlarda Kullanılır?

    • Ters ozmos, suyun içeriğinde kimyasal kirleticiler varsa en etkili yöntemdir. Ağır metaller, pestisitler veya yüksek tuzluluk durumlarında UV arıtmanın yetersiz kalacağını söyleyebilirsiniz.
  1. UV ile Ters Ozmos’un Birlikte Kullanımı:
    • Ters ozmos ve UV arıtma birbirini tamamlayan sistemlerdir. Ters ozmos fiziksel ve kimyasal kirleticileri, UV ise biyolojik kirleticileri temizler. Bu nedenle, bu iki yöntemin kombine kullanımı genellikle önerilir.
  2. Ters Ozmos’un Zararlı Olduğu İddiası:
    • Ters ozmos zararlı değildir; ancak yararlı mineralleri de filtrelediği için mineral eksikliği yaşanabilir. Bu durumu çözmek adına Ters Ozmos sistemi kullanan arıtma sistemlerinde mineralli karbon filtreye sahip olan su arıtma cihazları, arıtılan temiz suya musluktan akmadan önce mineral takviyesi yaparak suyu zenginleştirir, pH oranını düzenleyerek Türk Standartları Enstitüsü tarafından da kabul edilen 6.5 – 8.5 pH aralığındaki değere getirir. 
    • Ayrıca, ters ozmosla arıtılmış suyun Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından güvenli içme suyu standardını karşıladığı belirtilmiştir.
  3. Ters Ozmos’un Yanlış Algılanması:
    • Ters ozmosla ilgili zararlı olduğu iddiaları genellikle minerallerin eksilmesiyle ilgilidir. Ancak, normal diyetle alınan mineraller vücut için genellikle yeterlidir. Ters ozmos suyu bu açıdan endişe kaynağı değildir.
  4. Kimyasal Temizleme ve Atık Su Sorunu:
    • Atık su üretimi, ters ozmos sistemlerinin etkin çalışması için gereklidir. Ancak, modern sistemler ile %50-75 geri dönüşüm oranı sağlayabilir. Yani atık su miktarı %25-50 seviyesine inebilir. UV sistemleri ise yalnızca mikrobiyolojik risklere karşı çözüm sunar ve kimyasal kirlilik durumunda yetersiz kalır.

 KAYNAKLAR;

  "WHO Guidelines for Drinking-water Quality"

  • Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) içme suyu kalitesiyle ilgili rehberi, ters ozmos ve diğer arıtma yöntemlerinin sağlık üzerindeki etkileri hakkında bilgi sağlar.
  • Kaynak: WHO

  "Reverse Osmosis Systems: Technical and Performance Insights"

  • Amerikan Çevre Koruma Ajansı'nın (EPA) raporları ve ters ozmos sistemlerinin kullanım alanlarına yönelik teknik incelemeleri.
  • Kaynak: EPA

  "Water Quality and Treatment: A Handbook of Community Water Supplies"

  • AWWA (American Water Works Association) tarafından yayınlanan bu el kitabı, ters ozmos ve UV sistemlerinin çalışma prensiplerini detaylı olarak açıklar.
  • Kaynak: AWWA

  "UV Disinfection Technology Handbook"

  "Membrane Filtration Handbook" (Jorgensen, C.)

  • Membran filtreleme teknolojileri üzerine detaylı bilgiler içerir. Ters ozmosun avantajları ve sınırlamaları bu kitapta ele alınmıştır.

  "Desalination and Water Treatment Journal"

  • Ters ozmos ve UV arıtma dahil olmak üzere su arıtma teknolojilerindeki en son gelişmeleri içeren bilimsel makaleler yayınlar.
  • Kaynak: Desalination and Water Treatment

  Türkiye'deki Yayınlar ve Tezler:

  • "Ters Ozmos ile Ultrafiltrasyonun Gıda Sanayiinde Kullanımı" (Pala, M.)
  • "Evsel ve Endüstriyel Atık Su Arıtma Sistemleri Üzerine İncelemeler" (Tez, YÖK Ulusal Tez Merkezi)

10.12.2024

Açlık Orucu ve Otofaji İlişkisi

Video Kaynak: Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu 


Açlık Orucu Nedir?

Açlık orucu, belirli bir süre boyunca yemek yememeyi, sadece su, bitki çayı veya kalorisiz içeceklerle beslenmeyi ifade eder. Bu yöntem, vücudu sindirim yükünden arındırarak hücrelerin yenilenmesine olanak sağlar. Açlık orucu genellikle sağlık amaçlı uygulanır ve şu türlerden oluşabilir:

  • Aralıklı oruç (Intermittent fasting): Belirli bir saat diliminde yemek yenir ve geri kalan saatlerde aç kalınır. Örneğin, 16 saat açlık, 8 saat yemek yeme düzeni.
  • Uzun süreli açlık: 24 saat veya daha fazla süren açlık dönemleri.

Otofaji Nedir?

Otofaji, kelime anlamıyla "kendi kendini yeme" demektir. Hücrelerin, hasarlı veya gereksiz yapılarını parçalayarak yeniden kullanması sürecidir. Japon bilim insanı Yoshinori Ohsumi, 2016 yılında otofajiyle ilgili çalışmaları sayesinde Nobel Ödülü kazanmıştır. Otofaji süreci şunları içerir:

  • Hücreler, eski veya hasarlı proteinleri ve organelleri parçalayarak enerjiye dönüştürür.
  • Vücutta detoks etkisi yaratır ve yaşlanmayı geciktirebilir.
  • Hastalık risklerini azaltabilir (kanser, Alzheimer gibi).

Açlık Orucu ve Otofaji İlişkisi

Açlık orucu, otofajiyi tetikleyen en etkili yöntemlerden biridir. Açlık sırasında vücut enerji elde etmek için önce depolanmış glikojeni, ardından yağ dokusunu kullanır. Bu süreçte otofaji aktif hale gelir ve:

  • Hücresel temizlik yapılır.
  • Bağışıklık sistemi güçlenir.
  • Hücresel yenilenme artar.

Açlık Orucu Uygularken Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Uzman kontrolü: Özellikle kronik hastalığınız varsa veya ilaç kullanıyorsanız, bir doktora danışmalısınız.
  • Bol su tüketimi: Dehidrasyonu önlemek için su içmek önemlidir.
  • Yavaş başlamak: Vücudu alıştırmak için kısa süreli açlıklarla başlanabilir.

Sağlıklı bir yaşam için açlık orucu ve otofaji sürecini anlamak, doğru yöntemlerle uygulanırsa faydalı olabilir.

Beyin Çürümesi Nedir? Dijital Dünyanın Zihinsel Etkileri

Dijitalleşen dünyada teknolojinin sağladığı kolaylıklar hayatımızı kolaylaştırırken, bilinçsiz kullanımın zihinsel sağlığımız üzerindeki olumsuz etkileri de giderek daha fazla gündeme geliyor. “Beyin çürümesi” terimi, özellikle dijital medya ve sosyal platformların aşırı ve kontrolsüz kullanımı sonucu ortaya çıkan zihinsel bozulmayı tanımlamak için kullanılan popüler bir kavramdır.

Beyin Çürümesi Akademik Açıdan Nerede Duruyor?

"Beyin çürümesi" bilimsel literatürde doğrudan bir tanı veya kabul görmüş bir olgu olarak yer almamaktadır. Bu terim daha çok, dijital içeriklerin aşırı tüketiminin zihin üzerindeki olumsuz etkilerini ifade eden metaforik bir ifade olarak kullanılmaktadır. Ancak dijital medya kullanımının dikkat dağınıklığı, zihinsel yorgunluk ve bilişsel gerileme üzerindeki etkileri üzerine yapılan araştırmalar, bu terimin arka planındaki endişeleri destekler niteliktedir.

Beyin Çürümesinin Belirtileri Nelerdir?

Dijital medya bağımlılığına bağlı olarak gelişen bu durum, çeşitli bilişsel ve duygusal belirtilerle kendini gösterebilir:

  • Dikkat Dağınıklığı: Uzun süre odaklanamama ve dikkat süresinin azalması.
  • Zihinsel Yorgunluk: Zihnin sürekli uyarılmaya maruz kalması nedeniyle oluşan tükenmişlik hissi.
  • Bilişsel Gerileme: Öğrenme güçlükleri ve hafıza zayıflığı.
  • Motivasyon Kaybı: Günlük işler veya hobilerden keyif almama.

Beyin Çürümesinden Korunmak İçin Öneriler

Zihinsel sağlığı korumak için dijital medya tüketiminde dengeyi sağlamak önemlidir. İşte uygulanabilir adımlar:

  1. Dijital Detoks Yapın: Belirli zaman aralıklarında ekranlardan uzak durarak zihninizi dinlendirin.
  2. Anlamlı İçerik Tüketin: Eğitim ve gelişime yönelik içeriklere odaklanarak zihinsel kapasitenizi artırabilirsiniz.
  3. Fiziksel Aktivitelerle Meşgul Olun: Egzersiz, zihinsel yorgunluğu hafifletmede etkili bir araçtır.
  4. Sosyal İlişkileri Güçlendirin: Aile ve arkadaşlarınızla yüz yüze daha fazla zaman geçirerek sosyal bağlarınızı güçlendirin.
  5. Hobi Edinin: Dijital ortamdan uzaklaşıp, sanatsal veya yaratıcı bir hobi edinmek zihinsel yenilenmeyi destekler.
  6. Uyku Kalitesine Özen Gösterin: Düzenli ve yeterli uyku, zihinsel sağlığın temel taşlarındandır.
  7. Zaman Yönetimi Yapın: Günlük rutinlerinizde dijital cihazlara ayrılan zamanı sınırlandırın.

Sonuç

Dijital çağın avantajlarından faydalanırken, olumsuz etkilerini en aza indirmek hepimizin sorumluluğundadır. Dengeli ve bilinçli bir teknoloji kullanımıyla zihinsel sağlığımızı koruyabilir, dijital dünyanın sunduğu olanaklardan maksimum fayda sağlayabiliriz.

12.11.2024

Aflatoksin Nedir ve Zararları Nelerdir?

Aflatoksinler, Aspergillus flavus ve Aspergillus parasiticus gibi bazı küf mantarları tarafından üretilen toksik maddelerdir. Bu toksinler, özellikle sıcak ve nemli ortamlarda yetişen tahıl, kuruyemiş ve baharat gibi gıdalarda bulunabilir. Aflatoksinler, insan ve hayvan sağlığı üzerinde ciddi olumsuz etkilere sahiptir.

Aflatoksinlerin Sağlık Üzerindeki Etkileri

Aflatoksinler, özellikle karaciğer üzerinde toksik etki gösterir ve uzun süreli maruziyet, karaciğer kanseri riskini artırabilir. Ayrıca, bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara karşı direnci azaltabilir ve büyüme geriliğine neden olabilir. Yüksek dozda aflatoksine maruz kalmak, akut zehirlenmelere yol açarak karaciğer yetmezliği ve ölümle sonuçlanabilir.

Aflatoksin İçerebilecek Gıdalar

Aflatoksinler, özellikle aşağıdaki gıdalarda bulunabilir:

  • Yer fıstığı ve yer fıstığı ürünleri
  • Mısır ve mısır ürünleri
  • Badem, fındık, Antep fıstığı gibi kuruyemişler
  • Buğday, arpa, pirinç gibi tahıllar
  • Kırmızı biber, karabiber, zerdeçal gibi baharatlar

Aflatoksin Maruziyetini Azaltmak İçin Alınabilecek Önlemler

Aflatoksinlerin zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdaki önlemler alınabilir:

  1. Gıdaların Uygun Koşullarda Saklanması: Gıdaları serin, kuru ve iyi havalandırılan ortamlarda saklayarak küf oluşumunu engelleyin.
  2. Hasat Sonrası İşlemler: Ürünleri hasat sonrası hızla kurutarak nem oranını düşürün ve küf gelişimini önleyin.
  3. Düzenli Kontroller: Gıda ürünlerini düzenli olarak küf ve aflatoksin varlığı açısından kontrol edin.
  4. İyi Tarım Uygulamaları: Tarım ürünlerinin yetiştirilmesi sırasında uygun tarım teknikleri kullanarak küf kontaminasyonunu en aza indirin.
  5. Güvenilir Kaynaklardan Alışveriş: Gıda ürünlerini güvenilir ve denetlenen kaynaklardan temin edin.

Dubai Çikolatası ve Aflatoksin Riski

Son dönemde popüler hale gelen Dubai çikolatası, içeriğinde kullanılan Antep fıstığı nedeniyle aflatoksin riski taşıyabilir. Antep fıstığı, uygun olmayan saklama koşullarında küf gelişimine ve dolayısıyla aflatoksin oluşumuna yatkındır. Bu nedenle, Dubai çikolatası tüketirken güvenilir üreticilerden temin etmeye ve ürünün tazeliğine dikkat etmek önemlidir.

Aflatoksinler, gıda güvenliği açısından büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, hem üreticilerin hem de tüketicilerin bilinçli olması ve gerekli önlemleri alması hayati önem taşımaktadır.


15.02.2023

Genel Deprem Afet ve Acil Durumlar İçin Telefonunuzda Olması Gereken 5 Uygulama Deprem Afet ve Acil Durumlar İçin Telefonunuzda Olması Gereken 5 Uygulama


AFAD Acil Mobil Uygulaması
Kısa mesaj ile gelen şifrenin girilmesi ve telefon numarasının doğrulanmasının ardından uygulama, TC kimlik numarasının girilmesi ve konum yetkisinin verilmesiyle aktif hale geliyor. Afet bölgelerindeki AFAD Acil kullanıcıları, tek tuşla 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşarak durumlarını bildirebiliyor, yardım taleplerini iletebiliyor. Ayrıca afet anında sesli görüşme imkanı olmayanlar ise uygulama içindeki hazır mesajları kullanarak mesaj yoluyla da iletişim kurabiliyor. Afetin ilk saatlerinde bireylerin, tehlike ve risklerden uzak güvenli bir şekilde bir araya gelebilecekleri toplanma alanları, AFAD Acil mobil uygulamasının ana ekranında bulunan harita üzerinde gösteriliyor. Bireyler uygulama üzerinden kendilerine en yakın toplanma alanını bularak, bu noktaya yol tarifi alarak ulaşabiliyor.

Android için buradan indirebilirsiniz.
iOS için buradan indirebilirsiniz.

112 Acil Yardım Butonu T.C. Sağlık Bakanlığı'nın sunduğu 112 Acil Yardım Butonu uygulamasını kullanarak acil durumlarda sizin ya da yakınlarınızın yaşadığı veya çevrenizde gerçekleşen acil müdahale gerektiren bir olayda acil servisi haberdar edebilirsiniz. 112 Acil Yardım Butonu uygulamasının göndereceği konum bilgisiyle size en kısa sürede ulaşılmasını sağlayabilirsiniz.

Android için buradan indirebilirsiniz. 
iOS için buradan indirebilirsiniz.

Düdüğüm Enkaz veya acil durumlarda düdük sesi çıkartarak konumunuzun belirlenmesine yardımcı olan bir uygulamadır. Önceden belirletilen iki farklı numaraya mesaj atarak ilgili kişilere konumunuzu ulaştırır. Mesajı alan kişi, ekran üzerindeki "Yardım Et" kısmına sizin mevcut enlem ve boylam konum bilgilerinizi girerek bir metreye kadar mesafenizi tespit edebilir. İlk açıldığı anda sesi en yükseğe alan Düdüğüm uygulaması şarj bitmesin diye ekran ışığını kısar.

Android için buradan indirebilirsiniz.
iOS için buradan indirebilirsiniz.

Bridgefy Bridgefy uygulaması deprem, afet ve acil durumlarda internet erişiminiz olmadığında, Bluetooth ve konum servislerinizi açarak arkadaşlarınıza ve ailenize 100 metreye kadar çevrim dışı mesajlar göndermenizi sağlıyor. Aynı zamanda diğer Bridgefy kullanıcılarını otomatik olarak algılayarak onlarla birbirinize mesaj göndermenize de olanak tanıyor.

Android için buradan indirebilirsiniz. 
iOS için buradan indirebilirsiniz.

Güvendeyim AKUT Arama Kurtarma Derneği tarafından geliştirilen Güvendeyim uygulaması; deprem, sel ya da diğer acil durumlarda sevdiklerinize güvende olduğunuzu bildirmenizi sağlar. Güvendeyim uygulaması ile konum bilginizi önceden belirlediğiniz 10 telefon numarasına SMS olarak bildirebilirsiniz. Uygulama, Güvendeyim butonuna bastığınızda, telefonunuzun GPS servisi üzerinden aldığı konumu SMS sistemi üzerinden belirlediğiniz kişilere gönderir. Bu işlem standart SMS tarifeniz üzerinden operatörünüz tarafından ücretlendirilir. Aynı şehirde yaşamayan en az bir yakınınızın numarasını da eklemelisiniz.

Android için buradan indirebilirsiniz.

18.01.2019

Uyuma Uygulaması ile uyuşturucu ile mücadele

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 5,7 trilyon sigara tüketiliyor. Bu rakam, günde neredeyse 16,5 milyar sigaraya tekabül ediyor. Bu korkunç rakamlar eşiğinde İsveç’ te açık havada özellikle parklarda, tren istasyonlarında, stat, spor salonları, ev, apartman, restoran, kafe önlerinde ayakta veya oturarak sigara içilmesini bile yasaklanmış ve 2025 yılından itibaren’ de ülke genelinde tütün ürünlerinin satışına izin verilmeyecek. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) 2018 verilerine göre de 1,1 milyar kişi sigara kullanıyor ve her yıl yaklaşık 7 milyon kişi, sigaraya bağlı nedenlerden hayatını kaybederken uyuşturucudan ise her yıl 200 bin kişi hayatını kayıp ediyor. 

Konuya sigaradan girdim nedeni ise sigaranın da bir uyuşturucu madde muamelesi görmesi yakındır buna hiç şüphemiz olmasın. Aklınıza bu kadar büyük bir pazarı kimse yok etmek istemez bir şey olmaz demeyin bundan 20 yıl öncesine kadar topluma açık/kapalı her yerde sigara hatta otobüste trende o zaman yoktu ama olsa bile metrobüste bile sigara içilen bir dönemden şimdi nerelere kadar geldi yasaklar. 

Bu yazıya konu olan asıl bilgi İçişleri Bakanlığı tarafından “UYUMA” mobil uygulaması ile uyuşturucuya karşı yeni bir mücadele başlatılmış olmasıdır. Uyuşturucu ile mücadeleyi kendine dert edinmiş insanların çok işine yarayacak bir uygulamadan bahsediyoruz. Özellikle çocuk sahibi ebeveynlerin korkulu rüyası olan uyuşturucu hiç bir zaman aklımızdan çıkmayan bizleri sürekli endişeli düşünceler ile boğuşmaya itmekte olan bir olgu. 

Bu konuda özel eğitimli narkotik ekipleri artık sadece operasyonlar yaparak kalmayacak her yerden sokak sokak gelen her ihbarın peşine düşecekler. Narkotik polislerinin ve vatandaşın bağlantısını olacak olan özel bir servis olan "Uyuma" isimli mobil uygulama devreye alındı.

Akıllı Telefonlarınıza indireceğiniz "Uyuma" isimli mobil uygulama ile tanık olduğunuz uyuşturucuya ilişkin suçları ve olayları aracısız olarak doğrudan narkotik polislerine bildirebileceksiniz.

"Uyuma" uygulamasına Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaraları ile giriş yapılacak. Bir uyuşturucu olayı ile karşılaşan vatandaşlar "Uyuma" uygulamasından bulundukları konumun bilgisini girerek ihbarda bulunacaklar gerisi narkotik polislerinin işi olacak. İhbarları yapan vatandaşların kimlikleri de gizli tutulacak.

Lütfen yazıyı paylaşın ve bu konuda farkındalık oluşturalım. Çocuklarımız geleceğimiz madde bağımlısı olmasın...

Uygulama Likleri:

iOS: 

Android:


Hüseyin Dikmen 
ECDL, ANS, MCP, MCSA, MCSA+S, MCTS, MCITP
"Bilimin ışığı yarınlarınızı aydınlatsın"

"Gerçekten gerekli değil ise bu sayfayı yazdırmayın. Ormanlarımız yok olmasın."


10.01.2017

2. Abdülhamid Pasteur'e göndermiş belgesi çıktı

Sultan 2. Abdülhamid Han'ın, kuduz aşısını bulan Fransız mikrobiyolog ve kimyager Louis Pasteur'e, çalışmaları için 10 bin frank gönderdiği ortaya çıktı.

Sultan 2. Abdülhamid Han'ın, kuduz aşısını bularak milyonlarca kişinin şifa bulmasını sağlayan Fransız mikrobiyolog ve kimyager Louis Pasteur'e, çalışmaları için 10 bin frank ile Mecidiye Nişanı verdiği, bilim adamının ölümünden sonra adının yaşatılması amacıyla yaptırılan heykeli için de 1.000 frank yardım gönderdiği bildirildi. 

BİLİME DESTEK
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cevdet ErdöI, yaptığı yazılı açıklamada, 2. Abdülhamid Han'ın saltanatından geriye yaklaşık bin 552 eser kaldığını ifade etti. 

MECİDİYE NİŞANI DA VERMİŞ
Erdöl, şu anda ismi Sağlık Bilimleri Üniversitesi olan zamanın Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane külliyesini yaptıran 2. Abdülhamid Han'ın, kuduz aşısını bulan Pasteur'e, kendi istihkakından ayırarak, 10 bin frank ve en önemli Osmanlı nişanlarından olan Mecidiye Nişanı'nı verdiğini aktardı. 

PASTEUR'E YETİŞTİRMESİ İÇİN ÖĞRENCİ GÖNDERMİŞ
Sultan 2. Abdülhamid Han'ın, aynı zamanda Pasteur'e yetiştirmesi için öğrenci gönderdiğini de belirten Erdöl, şunları kaydetti:
"Kuduz aşısının bulunmasından sadece 3 yıl sonra da İstanbul'da aşı üretilmeye başlanmıştır. Bu durum, bilim insanlarımız tarafından daha önce kamuoyu ile paylaşılmıştı. Osmanlı arşivlerinde yaptığımız araştırmalarda, 2. Abdülhamid Han'ın, Pasteur'ün ölümünden sonra adını yaşatmak için yapılacak heykeli için de bin frank yardım yaptığını kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. Sultan 2. Abdülhamid'in bilime ve bilim insanına verdiği önemi biliyorduk. Bu belge sayesinde, güzel sanatlara olan ilgisini de bir kez daha teyit etmiş olduk." 

SADRAZAMLIK KALEMİNDEN HEYKELE YARDIM YAZISI
Dönemin Sadrazam kalemi tarafından 16 Haziran 1896'da, Maliye Nezaretine Pasteur'un heykeline 1.000 franklık yardım gönderilmesine ilişkin olur yazısında, şu satırların yer aldığı ifade edildi: 
"Şura-yı Devlet Dahiliye Dairesinin 854 numaralı mazbatasının kopyasıdır. Maliye Nezaretinin Şura-yı Devlet'e havale buyrulan 28 Mayıs 1896 tarihli ve 349 numaralı tezkeresi Dahiliye Dairesinde okundu. Açıklamasında insanlığa olan hizmeti ve özellikle Osmanlı ülkesinde ipek böceği yetiştirmek usulünü ıslah yolunda gösterdiği yardımları açık olan müteveffa Pasteur'ün adını yaşatmak için Fransa'da dikilecek heykelin masraflarına Düyun-ı Umumiye İdaresinin katılması hakkında bu konuda kurulan heyet tarafından yapılacak başvuru sebebiyle 1.000 franklık bir yardım gönderilmesine izin verilmesi müdürlükten verilen yazıda tavsiye olunduğu. Pasteur sebebiyle edinilen büyük istifadeye nazaran böyle bir yardım gönderilmesi hususunda idarece izlenecek hareketin Osmanlı Hükümetince takdir edilip tensip buyrulacağına olan güvenle Meclisçe yapılan teklif muvafık görüldüğü Düyun-ı Umumiye İdaresinden tezkere ile bildirildiğinden bahisle keyfiyete izin verilmiş ve bildirilen durum uygun bulunmuş olduğundan gereğinin yapılması Nezarete havalesi ifade edildi."

Kaynak:

2.09.2016

Ender Saraç Sarımsak Çayı Tarifi Nasıl Yapılır?

Doğal ve Sağlıklı Yaşam alanında bir çok konuda imzası olan Dr. Ender Saraç Sarımsak Çayı tarifini paylaştı. Sarımsak çayı içenler ve zayıflayanlar arasında bu çayın faydaları kulaktan kulağa yayılıyor. Peki nedir bu çayı bu kadar özel yapan? Sarımsak Çayının Faydaları nelerdir? Sarımsak Çayını tüm özellikleriyle mercek altına alıyoruz...

Osmanlı tarihindeki kayıtlara bakıldığında sarımsak bağışıklığı korumak amacıyla kullanıldığı anlaşılıyor.  Kayıtlara göre kış aylarına girmeden sarımsak önce gül suyu ile beraber yenilmesi halinde ishal, bağırsak problemleri ve bağışıklığı koruduğu yazılmıştır.


  • Damar tıkanıklığını önler.
  • Yara iyileştirici özelliği vardır.
  • Kalbi kuvvetlendirir.
  • Krampları azaltır.
  • Bağırsaktaki kötü bakterileri yok eder temizler.
  • Nezle olma riskini azaltır. Hastalık varsa hafifletir.
  • Tansiyonu düşürür.
  • Verem olan kişiye sarımsak tavsiye edilir. Taş oluşmasını engeller.
  • İdrar söktürür.
  • Cinsel gücü arttırır.
  • Saç dökülmesini önler.


Sarımsak Çayının Faydaları


  • Yukarıdaki Sarımsağın faydalarının yanı sıra;
  • Sindirimi kolaylaştırır.
  • Metabolizmayı hızlandırır.
  • Yağ yakımını destekler...
  • Erken acıkmayı engeller.
  • Zayıflatır.
  • Kilo verdirir.


Sarımsak Çayı Tarifi


  • Şimdi vereceğim tarif ile sarımsak çayını evde kolaylıkla hazırlayabilirsiniz.
  • Malzemeler
  • 3-4 parça zencefil
  • 3 diş sarımsak
  • Limon suyu


Nasıl yapılır?
Sarımsak Cavı Hazırlanısı
Zencefilleri rendeden geçirdikten sonra çok az kaynatın.
Sarımsakları ezerek içine atın. (Ocağı Kapatın)
Demlenmesi için 8-10 dakika bekleyin.
İsteğe göre limon sıkabilirsiniz.

Uygulama
Birer büyük fincan sabah akşam için. Şeker atmayın.

Kaynak: http://www.diyetevim.com/2014/02/ender-sarac-sarimsak-cayi-tarifi-nasil-yapilir.html

11.03.2014

Bonsai diğer adıyla Bonzai Nedir?



Bonsai diğer adıyla Bonzai Nedir?

Daha geçenlerde bir yakınımızın çocuğunun kullandığı bu BONZAİ adındaki uyuşturucu hakkında biraz araştırma yaptım ve sonuçları facia diyebilirim. Bu sonuçları sizinle paylaşarak bilinçli olma adına bir şeyler yapmak istedim sizde kendi sayfanızda paylaşarak bir çok kişiyi bilinçlendirebilirsiniz.

Bonzai  Bon (tabak), Sai (ağaç) kelimelerinden oluşan Bonsai kelimesi, tabak ya da taş üzerinde yetiştirilen, minyatürilize edilmiş ağaçları ifade eder. Türkçeye Bonzai olarak geçmiştir. 3 - 4 yıl önce piyasada olmayan bu uyuşturucu madde son zamanlarda ülkemizde ve dünyada hızla yayılmaktadır. Çok tehlikeli olan bu uyuşturucu tek seferde bile ölüm riski oluşturabiliyor ve öldürüyor. Örneklerini belki görmüş ve ya duymuşsunuzdur. Tek bir duman bile öldürebilir ölüm riski vardır zamanın en tehlikeli uyuşturucuları arasındadır. Kullanıldığı zaman terleme ağız kuruluğu “Bad trip” Yani ölüm tribi neden olur ve ölüm riski çok yüksek bir uyuşturucudur.  Bir anda korku  dünyadan başka  bir yere  gidiş halüsinasyon görme, öldüğünü ve yahut öleceğini düşünme düşüncesi, kullanan bireyleri, kalp krizi geçirip  o anda ölümüne neden olabiliyor.
En çok ölüm getiren maddelerin arasında yer alan bonzai adlı ölüm tuzağını  son kez ismini duyun ve unutun  hayatınızda bu ismi duymamış olun ve unutun gitsin demek isterdim fakat çevremizde gençlerin ağzından düşmeyen bu zehirli maddeyi bilmeniz gerekiyor bu zehire gençler hatta çocuk yaşta gençler 5 TL gibi bir rakama satın alabilmeleri en büyük faciadır. Biz ebeveynlerin bu konularda bilinçli olması ve geleceğimiz olan çocuklarımızı bu gibi zehirlerden korumak için bilgi edinmeli ve çocuklarımızla sürekli ilgilenmeliyiz. Bu uyuşturucu maddenin başka başka adları ve türleri vardır. Bunlar  Jamaica Gold,  Jamaica Süpram, Jamaica VIP ve Jamaica Exterme  gibi isimler geldiği ülkeye yetiştirildiği ülkeye göre farklılık göstermektedir. Aynı şekilde bu maddelerde nefes daralması ani kan basıncı yükselmesi ateş basmasına neden oluyor. Kullanan kişi ne oluyor bana? Bura nere?  Neredeyim öldüm mü? ölecek miyim? Gibi korkuları içinde kalıyor ve kalp krizi geçirip ölebiliyor.

Tek dumanda bile ölüm riski % 99 olan bünyeye göre ve ya kullanıcıya göre bu değişir sonuçta anlık ölümlere neden olan bir maddedir. 

Uzun süre kullanımında ne gibi belirtiler oluyor?
Bu maddeyi   5 - 6 kez kullanımdan sonra;
Vücutta büyük ve normal sivilceler
Hafıza kaybı ve delilik
Kusma
Ölüm Tribi ve Ani ölüm

Ülkemizde ve dünyada her şeyin sahtesi günümüz tabiriyle imitasyonu yapılmaktadır. Zaten zehir olan bu maddeleri daha ucuza elde etmek için tarım ilacı böcek zehiri ve fare zehiri ile yapıp daha ucuza üretmeye çalışanlar var aşağılık ötesi yaratıklar var.

Evlatlarımızı ve yakınlarımızın evlatlarını bu illetlerden uzak tutmak için elimizden gelen bütün çabayı gösterelim bu tür maddelere bulaşmış kişilerin mutlaka uzman kuruluşlarda tedavi altına alınması gerekmektedir. Hiçbir şey vaz geçilmez değildir.

Bu tür maddeleri sattığını düşündüğünüz kişileri oturduğunuz yerden Emniyet Müdürlüğünün İhbar merkezine https://www.iem.gov.tr/iem/?menu_id=34 adresten şikayet edebilirsiniz. Gelişmiş ülkeler neden gelişmiştir çünkü herkes bir polistir nerede bir yasal olmayan iş varsa bireyler şikâyet ederler.

BU YAZIYI LÜTFEN PAYLAŞIN İNSANLARI BİLİNÇLENDİRELİM….

16.02.2012

Türk doktorlarından inanılmaz buluş


Türk doktorlarından inanılmaz buluş

Türk doktorun buluşuyla artık şeker hastaları insülin iğnesinden kurtulacak

Almanya’da görev yapan Türk doktor Doç. Dr. Yaşar Bilgin, şeker hastalarının kendi yağ hücrelerinden insülin üretecek devrim niteliğinde bir çalışmaya imza attı. Bilgin, “Hastalar insüline bağlı olmadan normal yaşamını sürdürecek. İlk bulgularımız olumlu yönde” dedi.

Almanya’da görev yapan Türk doktorlar şeker hastalığında çığır açacak dev bir çalışmaya imza attı. Türk Alman Sağlık Vakfı Başkanı Doç. Dr. Yaşar Bilgin başkanlığında çalışmalarını yürüten ekip tıpta devrim niteliğindeki çalışmadan ilk olumlu sonuçları aldı. Avrupa Birliği tarafından da desteklenen çalışmayla ilgili bilgi veren

2.03.2010

Beyin kanaması geçiren kişisi teşhis edin...

Mangal yaparken aniden Sinem'in ayağı takılır ve düşer. Hemen Ambulans'a haber vermek istedilerse de Sinem buna karşı çıkar. Kendisini iyi hissettiğini ve düşmesine sepeb olarak da ayakkabılarının yeni olduğunu söyler. Biraz titrek ve solgun göründüğünden, arkadaşları üstünü başını temizlemeye yardımcı olurlar ve önüne dolu bir tabak koyarlar, çünkü elindeki tabağı düşürmüştür. Sinem akşama kadar diğerleriyle birlikte eğlenmeye devam eder.  Eşi aksam olduğunda  arkadaşlarını arayıp Sinem'in hastaneye kaldırıldığını haber verir. Akşam saat 23:00'te Sinem vefat etmiştir. Meğer Mangal yaparken Beyin Kanaması geçirmiş. - Eğer herhangi biri bunun bir Beyin kanamasi oldugunu anlasaydı Sinem bugün hayatta olabilirdi.

Beyin kanaması oldugunu anlamak için asağıdaki dört adımı uygulamak  gerekir: Beyin kanamasi semptonlarını anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup  beyin kanaması geçiren kişiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir. Doktorlar, artık herkesin aşağıdaki 4 adımı uygulamakla, bunu kolayca anlayabileceğini söylemektedir.

1=Kişinin gülümsemesini istemek (eğer yapamazsa = Felç demektir)
 
2=Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek ('Bugün çok güzel bir gün') gibi.
 
3=Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek .

4=Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. Eger yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir.

Eğer kişi bu dört adımdan birini yerine getiremiyorsa 'lütfen' derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz.

6.11.2009

GDO ‘lu Ürün Nedir?


Biyoteknolojik yöntemlerle kendi türü dışındaki bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilen bitki – hayvan ya da mikroorganizmalara “transgenik” ya da “genetiği değiştirilmiş organizma” denilmekte ve bu ürünler kısaca gdo olarak adlandırılmaktadır. Bu kapsamda, örneğin domuza ait gen domatese, bakteri veya virüse ait gen de bir bitkiye aktarılabilimektedir.

gdo’lu ürünlerin üretilme amaçları konusunda “rivayet muhtelif gdo teknolojisi, tüm dünyadaki açlık sorununa çözüm bulabilmek için üretilmiş: verim artacak, gıda bollaşacak, herkes doyacak!.. Şu kadarını biliyoruz ki, dünyada 800 milyonun üzerinde insan aç. ancak dünyada üretilen gıdalar, aslında tüm dünyayı doyurmak için yeterli. sorun, “efektif talep yetersizliği”. türkçesiyle, g

28.09.2009

Çayın ZararlarıÇayın azı yarar, çoğu zarar veriyor

Tiryakisi için çay denince ötesini aramamak gerekiyor ama uzmanlara göre az içilen çayın yararları hayli fazla. Ama haddinden fazla içilen çayın da zararları saymakla bitmiyor
Uzmanlar çayın, tiryakileri için 5 duyu organına hitap ettiğini belirtiyor ve rengiyle göze, kokusuyla burna, şekerini karıştırırken kulağa, sıcaklığıyla tene, tadıyla ise dile iyi geldiğini ileri sürüyor.

14.05.2009

Domuz gribinde komplo teorisi

Domuz gribi virüsünü inceleyen Avustralyalı bilim adamın açıklamaları komplo teorisi iddiasını gündeme getirdi.

8 genden oluşan domuz gribi virüsünün genetik yapısını ve amino asitlerini inceleyen Avustralyalı bilim adamının Bloomberg Ajansı’na yaptığı açıklama bilim dünyasını karıştırdı.

75 yaşındaki virüs uzmanı Adrian Gibbs, “Yaptığım incelemede bu virüsün bir laboratuardan çıkmış olma olasılığını çok yüksek olarak buldum” dedi.

Gibbs, grip aşısı ya da yeni grip ilaçları geliştirmek isteyen bilim adamlarının laboratuar ortamında yeni grip virüsleri yaratmaya çalıştığının bilindiğini, bu virüslerden birinin laboratuardan “kaçmış” olabileceğini açıkladı.

Gibbs, virüsteki genetik mutasyonunun domuzlar arasında görülen domuz gribinden 3 kat daha hızlı olduğunu, bunun da virüsün mühendislik eseri olduğu iddiasını güçlendirdiğini kaydetti.

Dünya Sağlık Örgütü bu açıklama sonrasında alarma geçti. Bloomberg Ajansı, WHO’nun iddiaları çok ciddi bir şekilde inceleyeceğini duyurdu.

Virüsün laboratuvar ortamında bir silah olarak yaratıldığı iddiaları “komplo teorisi” olarak itelendirilmişti.

10.05.2009

OTİZM Nedir?

Otizm, sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını etkileyen bir genel gelişim bozukluğudur. Otizm genellikle 2 yaşından itibaren ortaya çıkar. Otistik çocuklar genelde öğrenme ve algılama bozukluğu çekerler. Otistik çocukların büyük bir bölümünde farklı seviyelerde zeka geriliği görülsede zeka seviyeleri normal olan otostik çocuklarda vardır. Ancak genel zeka seviyeleri ne olursa olsun, otostik çocuklar çevrelerindeki dünyayı algılamakta bir zorluk çekerler. Bir annenin doğum sonrası çocugunun özürlü olma oranı % 2 dir. otostik olma ihtimali % 0.5 ' tir. Otizm erkek çocuklarda kız çocuklarından 4 kat daha fazla görünmektedir. Asperger sendromu ve Rett sendromu olarak bilinen otizm formlarıda bilinmektedir. OTİZM BELİRTİLERİ NELERDİR? Otistikleri, etkilenme dereceleri değişse de aşağıda ortak belirtiler görülür. Sosyal ilişkilerde güçlük Konuşma güçlüğü. Konuşma güçlüğü. Sözsüz İletişimde zorlanma. Oyun oynama ve hayal kurmada güçlük çekme. Değişiklere karşı tepki ve direnç gösterme. OTOSTİK BİR ÇOCUK ; Başkalarına ilgisizdir. Göz temasından kaçınır. Başkaları ile kendiliğinde temas kurumaz. İsteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtir. Diğer çocuklarla oynamaz. Sürekli bir konu üzerinde konuşur. Tekrarlar fazladır. Sebepsiz şekilde ağlar, güler, ve sebepsiz davranışlarda bulunur. Anlamsız sözleri üst üste tekrarlar. Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanır. Değişikliklerden hoşlanmaz. Yaratıcılık gerktiren oyunları oynamaz. Bazıları yaratıcılık gerektirmeyen bir takım işleri oldukça hızlı ve iyi yaparlar. OTİZİMİN SEBEBİ NEDİR? TEDAVİSİ VAR MIDIR? Otizme neyin sebep olduğu henüz net olarak bulunamamıştır. Ancak son dönemdeki araştırmalar, otizmin genetik bir rahatsızlık olduğu görünüşü kuvvetlendirmektedir. Otizmin kesin tedavisi için henüz herhangi ya da ilaç mevcut değildir. Otistik çocuklarının kullandığı ilaçlar genelde hiperaktivi azaltan, dikkatin yoğunlaşmasına yardımcı olan, dolayısıyla çocugun eğitiminden daha çok faydalanmasına destek veren yardımcı ilaçlardır.

Televizyon izleyen çocuk otoistik oluyor...

İlk sesli filmler 1928 yılında çevrildi.

İlk televizyon yayınları 1940 yılında ABD’de yapıldı.

İlk üç yaşta televizyon karşısına bırakılan çocuklara “otistik” özelliklerinin geliştiğini biliyor musunuz?

Televizyonun ömrümüze maliyetini hesapladınız mı?

Günde kaça saatiniz televizyon başında geçiyor?

Ortalama belki de iyimser bir hesapla 3 saat diyelim.İlk başta hiç ürkütücü gelmiyor.Ancak günler damlaya damlaya hafta olur, ay olur,yıl olur , sonunda bir ömür olur biter.Eğer televizyonun günde 3saatten bir yılda yiyip bitirdiği zamanı hesaplarsak, 1095 saat eder.Bu gecesiyle gündüzüyle 45 gün demektir, televizyonun başında geçen 45 gün ve 45 gece eder.

Şimdi ikinci soru:Televizyon canavarının pençesinde can veren bu 1095 saat bize neler kazandırabilir?

Bu rakam bir öğrencinin bütün bir öğretin yılı boyunca ders gördüğü saatlerden daha da büyük bir yekündur.Demek ki, en azından kayıp bir öğretim yılı var, orta yerde .

1095 saat içerisinde bir yabancı dili iyi seviyede öğrenmek mümkündür.Bu demektir ki, televizyon her yıl bize bir yabancı dil kaybettiriyor.

Kitap okumayı tercih ederseniz, ağır bir okunuşla 25 bin sayfalık kitabı bu müddet içinde bitirmemiz mümkündür.

tv nin zararı

Televizyonun Zararları Bitmiyor

Uzmanlar, sürekli televizyon izleyen çocukları bekleyen tehlikeleri şöyle sıraladı: Kanser, otizm, erken ergenlik.

Amerikan Pediyatri Akademisi'nin televizyon ve çocuklar konulu araştırması yayımlandı. Araştırmanın sonuçlarına göre 2 yaşının altındaki çocuklar, kesinlikle televizyon izlememeli. Uzmanlar, televizyonun çocuklar üzerindeki kötü etkilerini, şöyle sıraladı:

* Hareketsizlik nedeniyle obeziteye yol açıyor.
* Hormonal dengesizlik yaratıyor. Televizyondan yayılan ışık, en önemli hormanlardan olan melatonini azaltıyor.
* Bağışıklık sistemini zayıflatarak hastalıklara yol açıyor.
* Melatonin eksikliği DNA'da değişiklikler yaratabiliyor. Bu da kansere neden oluyor.
* Çocukların erken ergenliğe girmesinin en büyük nedeni.
* Uyku sorunlarına yol açıyor. Görme ve işitme duyularını aşırı derecede uyaran televizyon, uykusuzluk yaratıyor.
* Sosyal iletişimi öldürdüğü için küçük yaştaki çocukları otizme götürebiliyor.
* Bedendeki yağ miktarını artırıyor. Ekrandan yayılan ışınlar leptin ve ghrelin adlı hormonlarda dengesizlik yaratıyor, yağ birikmesine yol açıyor.

Televizyondaki yiyecek içecek reklamları da çocukları abur cubur yemeye itiyor. İşte bu da Liverpool Üniversitesi'nin yaptığı araştırmalar sonucunda vardığı sonuç. Araştırmaya göre yiyecek reklamları çocukların abur cubur yemesini yüzde 134 oranında artırıyor. Böylece çocuklarda obezite riski artıyor